25 yıllık bir mimar, yapay zekaya kendi kurallarını yazdı
Ofiste her şey manuel yürüyordu; denenen proje yönetim yazılımlarının hepsi terk edilmişti, çünkü hiçbiri işin kendisine uymuyordu.
Sorun
Emre Omay yirmi beş yıllık bir mimar; kendi mimarlık, iç mimarlık ve uygulama firmasını yönetiyor. Müşterileri yalnızca referansla geliyor.
Bu vakanın diğerlerinden farkı, elinde bir proje olmadan gelmesiydi. Getirdiği şey bir histi:
“Zaten sürekli benim işime yarayacak ne yapabilirim acaba diye düşünüyorum.”
Ofisteki tablo net: “Bizde her şey tamamen manuel gidiyor.” Proje yönetim yazılımlarının sekiz-onunu yıllar içinde tek tek denemiş ve hepsini bırakmış. Sebebi de ilginç — yazılımların kötü olması değil:
“Alayım, ofise kuralım. Yok. Onun işlemesi için buna input girmemiz lazım. Böyle bir bünyemiz yok bizim.”
İşin kendisi de şablona direniyor:
“Her proje beş benzemez. Bazen bir villa, 50.000 metrekare bir otelden daha çok uğraştırıyor bizi.”
Teknik tarafa ise hiç giremiyordu:
“Estetikle ilgili sorulara cevap verebiliyorum. ‘Bunu böyle yap, böyle yap.’ Ama teknik bir şey dediğinde ‘Onu yap, yapma’ demek benim için mümkün değil. Benim için Çince gibi bir şey.”
Başlangıç noktası
Hayatında bir satır kod yazmamış. Başladığımızda sürüm takibi, veri tabanı, yayın ortamı gibi kavramların hiçbirini duymamıştı.
Süreç
Birebir, ekran paylaşımıyla, kendi bilgisayarında ve kendi işi üzerinden.
- Kurulum ve ilk uygulama — ilk sayfayı yazıp canlıya alma, sürüm takibi, bilgisayar performans analizi
- Veri tabanı — kayıt, kullanıcı girişi; küçük bir uygulama üzerinden
- Şirket sitesi — iki yıldır dokunulmamış WordPress'in bakımı, ölçümleme kurulumu
- Raporlama — bir WhatsApp proje grubunun dışa aktarımından açık maddeler listesi
- Fatura akışının gözden geçirilmesi — kendi kurduğu sistemin birlikte denetlenmesi
Asıl iş oturumların arasında oldu
Her seferinde yeni bir sistem kurmuş olarak geldi. Ama bu vakanın imzası kurduğu sistemlerin sayısı değil, onlara nasıl davrandığı.
Yapay zekaya kural koydu
En önemli sistemi fatura takibi. Büyük bir projede tek bir işverene fatura kesiliyor, ama elli kadar taşeron ve tedarikçiden gelen yüz kadar fatura hak edişlere göre etap etap ödeniyor. Bu yıllardır bir Excel dosyasında yürüyordu.
Emre Bey bunu yapay zekaya devretti — ama kör bir teslimiyetle değil. Önce kuralları yazdı:
“Sen hiçbir zaman bir dosya silmiyorsun. Excel’e girdiğin zaman satır silmiyorsun. Benim yaptığımı değiştirmiyorsun. Bütün müdahalelerin için önce en son tarihli dosyayı alıyorsun, onu yenisine kaydediyorsun. Böylece ben senin yaptığını hangi dosyada bulacağımı bileceğim. İki, satır silmiyorsun. Satırda rakam değiştirmiyorsun. En sağ satıra turuncu boyaya oraya yorumunu yaz.”
Ve hepsinin üstünde duran tek bir madde:
“Emin olmadan ve benden teyit almadan dosya silmemek golden rule.”
Bu, sayfadaki en önemli cümle. Yapay zekayı kullanmakla yönetmek arasındaki fark tam olarak burada: elini kolunu bağlamadan, ama neyi asla yapmayacağını önceden söyleyerek.
Ayda bir kez banka dökümü ve fatura arşivi klasöre atılıyor — “toplasanız bir dakika vaktinizi alıyor” — ve sistem her ayın onunda kendisi hatırlatıyor.
“Bunu kurguladım ve çalıştı.”
Ne çıktı
İki-üç günlük bir iş, 10 dakika. Yeni bitirdiği bir kliniğin giriş ekranında rastgele videolar dönüyordu. Kliniğin sitesini yapay zekaya adresledi, hizmetleri oradan çektirdi, dönen bir tanıtım sunumu üretti. Klinik kurdu, kullanımda.
“Normalde olsa nasıl yapacaktın peki onu?”
“Sunum hazırlayacaktık. Dataları toplayacaktık oradan buradan. İki-üç gün ofiste biri bununla uğraşacaktı. 10 dakikamı aldı.”
Günlük işin içine yerleşen diğer akışlar:
- Teklif birleştirme — sekiz-dokuz alt yüklenici teklifi tek teklife dönüşüyor, önceki projenin birim fiyatlarıyla kıyaslanıyor, yazım hatasından doğan sapmalar yakalanıyor
- Fizibilite uygulaması — metrekare, yapı tipi ve tahmini maliyetten daire adedi ve satış tahmini; canlıda, telefondan çalışıyor
- Proje raporu — yüz on yedi günlük bir WhatsApp grubunun dışa aktarımından açık kalan maddeler listesi
- Ertelenmiş kurumsal rapor — altı aylık geçmişi olan, sürekli ötelenen bir rapor sabah istendi, yarım saatte teslim edildi
- Şirket sitesi — iki yıldır dokunulmamış kurulum güncellendi, ölçümleme kuruldu, yedekleme bağlandı
Kimse söylemeden dosyalarını, takvimini ve görev listesini yapay zekanın erişebildiği yere taşıdı. Alışkanlığı da değişti:
“Normalde tavuk gibiyimdir. Akşamları 22:00, 22:30 uyurum ben. Dün akşam en son saate baktığımda 02:00’ydi saat.”
Kolay olmadı
1. Bir şeyi hiç çözemedik. Şirketin e-posta altyapısı eski usul çalışıyor ve hazır bağlantıların hiçbiri desteklemiyor. Üç oturum uğraştık. Üçüncü parti bir çözüm bulduk, kurmadan önce güvenlik açısından incelettik ve kurmamaya karar verdik — özel veriye erişim, dışarıdan gelen içerik ve dışarı veri gönderme yeteneklerini aynı anda topladığı için. Karar Emre Bey’indi: “Dediğin gibi çözmüyor. Bence iptal edelim.”
2. Eski teknoloji borcu her yerde durdurdu. Sitenin altyapısını güncellemeye çalıştık, üç kez hata verdi ve geri aldık. Sebep yıllar önce alınmış bir ücretli tema; lisansı hâlâ eski tasarımcıda. Yapay zeka bunu çözemiyor — çözemeyeceğini de söylüyor.
3. Site hâlâ yayında değil. Son oturum bittiğinde yeni ana sayfa bir taslaktı: çevirisi yok, iletişim formu yok, bazı renkler oturmamış. Bu bitmiş bir “site yenileme” vakası değil, devam eden bir iş.
4. Anlamak yetmiyor. Bunu en dürüst şekilde kendisi söyledi:
“Skill ne işe yarıyor onu anlamaya çalıştım. Onu sordum, anlattı. Tamam, anladım ama anlamak yetmiyor.”
5. En büyük engel teknik değil, insani. Ofiste dokümantasyon alışkanlığı yok ve bunu yıllardır biliyor: “Ekibi, insanları dahil edemiyorum. İnsanların o alışkanlıkları yok.” Kurulan sistemler bugün tek bir kişinin sistemleri; ekibe yayılması ayrı bir iş.
6. Ve ölçmedik. Klinik sunumu ile o ertelenmiş rapor dışında hiçbir kazanç saatle ya da parayla ölçülmedi. “Çalışıyor” diyoruz çünkü kullanıyor; ne kadar kazandırdığını bilmiyoruz.
- İki-üç günlük bir sunum işi 10 dakikaya indi
- Yüz kadar tedarikçi faturası Excel yerine kurallı bir akışta
- Teklif birleştirme, proje raporlama ve site bakımı günlük işin içinde
- Hiç kod yazmadan; sistemi kuran da kurallarını koyan da kendisi
“Artık her işimde ne kadar Claude'dan faydalanabilirim diye düşünüyorum.”